Metin yazmaktan bahsetmek istiyorum. Hani bazılarının çok kolay sanıp da eline kalem aldığında vazgeçtiği bir işten. Metin yazmak zor mudur? Metin yazmak için ne gerekir? Herkes yazabilir mi? Bunlar ve benzer sorular, bir şeyler yazmak isteyen veya yazmaya başlayan kişilerin aklına gelen sorulardan bir kaçı.
Tiyatro, sinema, öykü, hikaye gibi türlerde yazmak için, öncelikle herkesin göremediğini görmek, duyamadığını duymak, hissedemediğini hissetmek gerekir diye düşünüyorum. Şahsen ben de kendimce bir şeyler yazmaya başlamış olmama rağmen, yazmanın ne kadar zor bir iş olduğunu, giderek daha iyi idrak etmeye başladım. Bazen sırf yazayım diye elime kalem aldığımda, hiç bir şey yazamadığımı fark ediyorum. Hani o "ilham" dedikleri şey var ya, evet aynen, ben de katılıyorum. İlham gelmeden olmuyor bu işler. İlla ki yazmam lazım diyerek, zorlayarak yazdığım şeyleri, bir saat sonra okuduğumda, boşa zaman kaybetmişim diye düşünüyorum. Bunun yanında bazen de tek seferde öyle şeyler yazıyorum ki, şaşırıp kalıyorum. Kısaca değinmeye çalıştım ama böyle üç beş satırla yazarlıktan bahsetmek haddime değil elbette. Zor iş yazarlık Öyle ince ayrıntıları var ki içine girince kaybolup gidiyorsun. Her şeye rağmen, yazma hevesi taşıyan herkesin yazması taraftarıyım. İyi, kötü, çirkin demeden. Bir yerlerden başlamak lazım çünkü. Başlayalım öyleyse.Kolay gelsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder