3 Ağustos 2011 Çarşamba

ah zaman ah ): :)

Zaman deyince her birimizin aklına farklı zaman tanımları ya da zamanın farklı yansımaları gelmektedir. Akıp giden zaman elbetteki durudurulamaz ya da geri alınamaz. Bunun yanında, zamanın önüne gecmek de mümkün değildir.

Ah o eski günler, hey gidi gençlik yıllarım, ya bir zamanlar ben neydim, ben senin çocukluğunu bilirim v.b. cümleleri günlük hayatımızda sık sık duymaktayız. Bu tür sözler zamana karşı bir yakınma gibi görünse de aslında zamanın hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğu vurgulanmaktadır.

Gün olur zaman cabuk geçsin, gün olur hiç geçmesin isteriz. Tatil planı yaparız, her şeyi ayarlarız ve sonra zaman bir an önce geçsin de tatil başlasın isteriz. Tatilimiz başladığı andan itibaren ise zaman dursun geçmesin isteriz. Maça gideriz, takımımız öndeyken zaman hemen gecsin, maç bitsin isteriz. Takımımız mağlupken de zaman geçmesin de takımımız mağlubiyetten kurtulsun isteriz. Sınav, yolculuk, okul, iş gibi hayatımızın bir cok alanında zamanla bir yarış içerisindeyiz aslında. Zaman içerisinde bazen kazanıp, bazen kaybettiğimiz bir yarış.

Sonuç olarak, zaman soyut bir kavram olmasının yanında o kadar da somut ki, her an onun farkında olarak yaşamaya devam ediyoruz. Kolumuzdaki saat kadar yakın, aylar, yıllar asırlar kadar da uzak. Zamanımızın kıymetini bilerek geçireceğimiz zamanlarda görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder